Press "Enter" to skip to content

YER VE GÖKLER YARATILDIKTAN BERİ AYLAR ONİKİDİR

Samet Ocak 0

YER VE GÖKLER YARATILDIKTAN BERİ AYLAR ONİKİDİR
Hac, umre, oruç, zekât, bayramlar vesâir dîni hükümlerin îfâ edildiği kamerî aylar on ikidir. Kamerî aylar bir hilâlden diğerine kadar bazan otuz, bazan yirmi dokuz gün çeker. Kamerî (Hicrî) sene 354 gün 8 saattir. Bu günler, Şemsî (Milâdî) yıldan daha az olduğundan ayları da mevsimden mevsime değişir ve Hac, Oruç ve Ramazan bazan yaza, bazan kışa denk gelir.

On iki ay: Muharrem, Safer, Rebîulevvel, Rebîulâhir, Cemâziyelevvel, Cemâziyelâhir, Receb, Şâban, Ramazan, Şevvâl, Zilkâde ve Zilhicce’dir. Bu aylardan dördü; Zilkâde, Zilhicce, Muharrem ve Receb haram (tazim ve hürmet icab eden) aylardır.

FAZİLETLİ VAKİTLER

Hak Teâlâ bazı şeyleri, onun benzeri diğer bazı şeylerden daha muhterem; hürmetli kılmıştır:

Cuma ve Arefe günlerini -onlarda hususi ibadetleri emrederek- üstün kılmıştır. Ramazân-ı şerifi diğer aylardan daha faziletli kılarak ayırmıştır. Günün ve gecenin bazı saatlerini ayırıp onlarda namazı farz kılmıştır. Mescid-i Haram gibi bazı mekân ve beldeleri diğerlerine üstün kılmıştır. Yine bazı aylarda işlenen hayırlı işlere kat kat sevap verildiği gibi günahların da cezası daha şiddetlidir.

Bazı Peygamberler ve ümmetleri, diğerlerinden üstün olduğu gibi vakitlerin bazısı da bazısından üstündür. Bu hususi vakitlerin faziletlerine ermek için, kalpler Cenâb-ı Hakka ibadete yönelir, bu vakitlere kavuşmayı arzular. Bu aylarda işlenen hayırlı amellere kat kat sevap verilmesi Allâhü Teâlâ’nın ihsanıdır.

Allâhü Teâlâ bir kulunu sevdiğinde onu faziletli vakitlerde sâlih amellerin en üstünlerini işlemeye muvaffak kılar.

Bir kula da gazab ederse -neûzü billâh; Allâh’a sığınırız- onun himmetini dağıtır. O kimse kötü ameller işler, haramlara düşerek vaktin bereketinden mahrum kalır ve böylece azâbı da daha elîm ve şiddetli olur. İnsana lâzım gelen, bütün gayreti ile faziletli vakitlerden gaflet etmemektir. Zira böyle vakitler hayırların mevsimidir. Nasıl ki tüccar ticaret vaktinde gaflette kalırsa kâr edemez, ibâdet edenler de bu faziletli vakitlerden gaflet ederse büyük sevaplara eremez. Tembellik etmemeli, fırsatları ganimet bilmelidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir